Topraktepe Efsanesi

TOPRAK TEPE EFSANESİ
Diştaş Köyü sınırları içindeki Toprak tepe olarak bilinen yerde eskiden 30-35 yaşlarında İnce Mehmet adında bir çiftçinin tarlası varmış.Ekim döneminde arpa ekmek için tohumunu kayıtını hayvanına yüklemiş,tarlasına gelmiş.Yolda gelirken tohum heybesinin altındaki deliği fark etmediği için tohumun bir kısmı dökülmüş,eksilmiş.Tarlaya varmış, heybeyi hayvandan indirmek için el atmış ki tohum yarıya inmiş.Neyse tekrar tohum getirecek değil ya,hazırını ekeyim bakalım diyerek kayıtını kurmuş.Hazır tohumunu ekmiş ama bir taraftan da dökülen tohumlar için söyleniyormuş.Nasıl söylenmesin zaten tohum az,yarında öbür tarlayı ekme planı var.
Bu esnada yoldan geçen atlı bir Pir-i fani(sakallı ihtiyar) adamın söylenmesini duyarak ona selam verip halini sormuş:-Ne söylenip durursun bre çiftçi böyle?Çiftçi durumunu ona da anlatmış.Bir evlek için yarın gelmek zorunda kalacağım.Oysa yarın başka yere gitmem gerekiyordu.Onun için söylenirim,demiş.Sakallı ihtiyar atının torbasındaki arpayı boşaltmış,adama vermiş ve(Allah sana çok versin)diyerek oradan uzaklaşmış…
O sene vakti geldiğinde öyle bir hasılat olmuş ki deme gitsin.Çiftçi ekini biçmiş,sapı harmana yığmış,dövenle sürmeye başlamış.Tam bir haftada harman işi bitmiş,ürünü çeç etmiş,yığmış ve yaba ile savurmaya başlamış.Bu esnada yoldan hastaca,omzunda yamalı bir heybe ile bir dilenci gelmiş:-Ey çiftçi kardeş,bana azıcık arpa verebilir misin?demiş.İnce Mehmet’in ise dilenciye arpa vermek pek hesabına gelmemiş.Kırk dereden kütük getirmiş adeta.Bu sene borcum çok,hem horantam(aile)da çok gibilerden mazeretlerle dilenciyi geri çevirmiş.
Dilenci,-öyleyse bir tas su bari ver de içeyim,demiş.İnce Mehmet,onu veririm işte ,diyerek su kabaklarına yönelmiş.Bir de bakmış ki kabaklar boş.Telaşla, hemen doldurup gelirim bekle,demiş ve dereye doğru yönelmiş.Dilenci,adamın arkasından dur benim için zahmet etme ileriden bulurum deyip İnce Mehmet’e –harmanın toprak olsun,kapların su ile dolsun,demiş ve oradan uzaklaşmış.Çiftçi dereden kabağını doldurup geldiğinde bir de bakar ki dilenci gitmiştir.Öbür kabağının da su ile dolu olduğunu görünce bir an afallamış ve hemen çiftçinin kafasında şafak atmış.Dilencinin peşinden koşmuş. Beş yüz-bin metre gidince bakmış ki bir andız ağacının dalında dilencinin ceketi ve torbası asılı duruyor,ama dilenci gitmiştir.
Çiftçi geriye gelir,harmanının da olduğu gibi toprak olduğunu görünce ne büyük imtihandan geçtiğini anlar.Lakin bu imtihanı kaybetmiş olmanın verdiği endişe,üzüntü dünyasını karartmıştır adeta.Orada bir müddet ağlayıp tevbe ettikten sonra hayvanına tekrar kayıtını yükleyerek evine gelir.Olayı haliyle ailesi başta olmak üzere bütün köy, hatta o civar memleketler hep duymuştur.
İşte o günden sonra oraya (Toprak tepe)adı verilir.Mevkiyi bilenler, bu efsaneyi elbette inanılır bulacaklar,ama mevkiyi bilmeyenlere de sadece gidip Toprak tepeyi görüp öyle değerlendirme yapmalarını tavsiye ederim.
Şimdi o dilencinin ceketinin asılı olduğu andızın yöresi (Kara ziyaret)olarak bilinmekte olup insanlar zaman zaman oraya giderek Allahtan niyazda bulunmakta,ağaçlara bez bağlamakta ve Hızır(as)ın ruhundan yardım istemektedirler.

Kaynak kişi:Osman GEZER(Müdür Osman)
Köyümüzle ilgili olan bu efsanenin ölümsüzleşmesinde kaynaklık eden babama teşekkürü bir borç bilirim.
Düzenleme:Hayrettin GEZER      

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !